Böyle mi diyorlardır acaba karşı taraf? Bizden – sizden olmayıp da, öbür taraftan düşünenler.. Bir derin oh mu çekiyordur? TV haberlerinde flash haber diye verilirken iyi oldu, bir tane daha karşıdan mı eksildi diyorlardır? İnsanlık – insan olma duygularının önüne mi geçmiştir acaba hükmetme – otorite olma olguları.
Arkdaşlarına haberi verirken ” Lan az önce TV’de geberdi, bu ÇDD mi Çydd mi ne vardı ya, bir tane yaşlı karı, Türkan mı ne, gebermiş…” sözlerini mi sarf ediyordur? Pis pis bir gülme, içten içten bir nara atma durumu mu vardır?
maalesef böyle düşünenler var ülkemde.. insana insan olduğu için değer vermeyen, üzerindeki etiketi önemseyen.. bir insan, bir hanım, bir eğitimci, bir profösör , bir anne, bir kadın öldü…
Artık birbirimize karhen katlandığımız bu dünyada, Türkan Hanım ölmeyebilir miydi acaba? Ölümsüzlüğünden değil de, daha onurlu ve sakin bir ölümü hak etmemiş miydi? Acaba birilerinin ona özür borcu mu vardır; ya da kimilerinin…
Ruhun Şad olsun Türkan Hoca…
TÜRKAN SAYLAN KİMDİR?
ÇYDD Genel Başkanı Türkan Saylan 17 yıldır mücadele ettiği kansere bugün saat 04.45’de yenik düştü. Binlerce insanın okumasına ve hayatını değiştirmesine yardımcı olan Saylan iki çocuk annesiydi.
Türkan Saylan, 13 Aralık 1935 günü İstanbul’da dünyaya geldi. Cumhuriyet döneminin ilk müteahhitlerinden Fasih Galip Bey ile evlendikten sonra Leyla adını alan İsviçreli Lili Mina Raiman çiftinin beş çocuğunun en büyüğü olan Saylan, 1957’de evlendi. İki oğlan çocuk annesi olan Saylan, biri grafiker diğeri hekim iki oğlundan iki torunu bulunuyordu.
DERİ VE ZÜHREVİ HASTALIKLAR UZMANI
1944 ? 1946 yıllarında Kandilli İlkokulu ve 1946 ? 1953 yıllarında Kandilli Kız Lisesi’nde okuyan Saylan, 1963’de İstanbul Tıp Fakültesini bitirdi. 1964 – 1968 yılları arasında SSK Nişantaşı Hastanesi’nden Deri ve Zührevi Hastalıklar Uzmanlığını alan Saylan, bu konuda Türkiye’deki 8 kadından biri unvanını taşıyor.
AKADEMİSYENLİĞİ
1968 yılında İÜ İstanbul Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı’nda Başasistanlığa başlayan Saylan, 1971’de İngiliz Kültür Heyeti’nin bursuyla İngiltere’de ileri eğitim görmüş, 1974 de Fransa’da 1976’da yine İngiltere’de kısa süreli çalışmalar yapmış, 1972’de doçent, 1977’de profesör olmuştu. 1982 ? 1987 yılları arasında, İstanbul Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı Başkanlığı’nı, 1981 – 2001 yılları arasında İstanbul Tıp Fakültesi Lepra Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürlüğü’nü yürüten Saylan, 1990’da oluşturulan “İÜ Kadın Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkezi”nin kuruluşunda görev aldı ve 1996’ya kadar Müdür Yardımcılığı ile Kadın Sağlığı derslerinin koordinatörlüğünü yaptı. Dermatoloji kliniğinin öğretim üyesi olarak 2002 yılı sonuna kadar çalışan Saylan, 13 Aralık 2002 tarihinde emekli oldu.
ULUSLARARASI GANDHİ ÖDÜLÜ SAHİBİ
Türkan Saylan, 1976 yılında cüzzam çalışmalarına başlamış, Cüzzamla Savaş Derneği ve Vakfı’nı kurmuştu. 1986’da kendisine Hindistan’da “Uluslararası Gandhi Ödülüö verilen saylan, 2006 yılına kadar Dünya Sağlık Örgütü’nün cüzam konusunda danışmanlığını yaptı. Uluslararası Lepra (cüzam) Birliği’nin (ILU) kurucu üyesi ve Başkan yardımcısı olan Türkan Saylan, Avrupa Dermato Veneroloji Akademisi’nin ve Uluslararası Lepra Derneği’nin üyesiydi. Dermatopatoloji Laboratuarının, Behçet Hastalığı ve Cinsel İlişkiyle Bulaşan Hastalıklar Polikliniklerinin kurulmasında yer alan Saylan, 1981-2002 yılları arasında 21 yıl, gönüllü olarak Sağlık Bakanlığı İstanbul Lepra Hastanesi Başhekimliği’ni yapmıştı.
ÇYDD
1989’da, bir grup Atatürkçü aydın tarafından devrim yasalarını ve laik düzeni koruyup geliştirmek amacıyla oluşturulan Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nin (ÇYDD) kurucularından olan Saylan, dün gece 04.45’e kadar da derneğin Genel Başkanlığını yürüttü.
Saylan, 14 Nisan 2007 Ankara-Tandoğan ve 29 Nisan 2007 İstanbul-Çağlayan Cumhuriyet mitinglerinin organizasyonunda ve icrasında bulundu.
Kanser tedavisi görmekteyken evi Ergenekon Soruşturması kapsamında arandı. Sağlık durumunun kritikliği yüzünden söz konusu eve “baskın” kamuoyunda tepkilere yol açtı.
SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI
Saylan, 1990’da oluşan “Öğretim Üyeleri Derneği”nin kurucusu ve ilk dönem II. Başkanlığını yaptı. 1995’de mezun olduğu lise için oluşturulan Kandilli Kız Lisesi Kültür ve Eğitim Vakfı’nın (KANKEV),1995’de kurulan Türkiye Çağdaş Yaşamı Destekleme Vakfı’nın (TÜRKÇAĞ) kurucusu ve başkanlıklarını yaptı. Birçok mesleki ve sosyal derneğin üyesi olan Saylan, gönüllü kuruluş olarak; ÇYDD’nin Genel Başkanlığını, TÜRKÇAĞ ve KANKEV Vakfı Başkanlığı ile Cüzzamla Savaş Derneği ve Vakfı Başkanlığı’nı, sürdürmekteydi.
YÖK ÜYELİĞİ YAPTI
Saylan, 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel tarafından 31 Mart 2000 tarihinde Sosyal Hizmetler Danışma Kurulu üyeliğine seçilmişti. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından ise 2 Şubat 2001’de YÖK üyeliğiyle görevlendirilen Saylan, bu görevi Şubat 2007’ye kadar sürdürmüştü.
Saylan, 2003 ? 2004 arasında Başbakanlık İnsan Hakları Danışma Kurulu üyeliği ve İstanbul İl İnsan Hakları Kurulu üyeliklerinde bulunmuştu.
BİR HAYATA 440 YAYIN SIĞDIRDI
Saylan, 440’ın üzerinde yayın yazdı. Bunların 50’si yabancı dergilerde yayınlanmış tıbbi çalışmaları, 204’ü tıbbi, sosyal ve siyasal içerikli gazete makaleleri, 186’sı ise Türkçe tıbbi dergilerde ve kongre kitaplarında yayınlanmış araştırma, derleme ve olgu bildirimleriydi.
2’si kitap, 3’ü seminer kitabı olmak üzere 5 yayını editör grubunda yer almıştı. 1. Basamak Sağlık Hizmetlerinde Deri ve Zührevi Hastalıklar El Kitabı adlı ve 5 baskı yapan ders kitabı, makalelerini içeren ve üç baskı yapan Cumhuriyetin Bireyi Olmak, çocukluk yaşamını anlatan ve 4 baskı yapan “At Kızö, son yazılarının toplandığı ve 2003’de yayınlanan “Cumhuriyetin Bireyi Olmak IIö, 2004’te Mehmet Zaman Saçlıoğlu’nca kaleme alınıp Türkiye İş Bankası’nca bastırılan, yaşamının öyküsünü içeren ve altı baskı yapan “Güneş Umuttan Şimdi Doğarö, 2006’da yayınlanan Cumhuriyet Radyo’da konuklarıyla yaptığı söyleşilerden oluşan “Geçmişten Geleceğe Radyo Cumhuriyet’te Çağdaş İnsan Söyleşileriö olmak üzere altı kitabı yayınlanmıştı. 2005’de Cumhuriyetin Bireyi Olmak I ve II, son dönem yazıları da eklenerek genişletilmiş ve birleştirilmiş baskı şeklinde yayınlanmıştı. Zehra İpşiroğlu’nun Türkan Saylan’la yaptığı, uzun zaman dilimini içine alan bir söyleşiyi kapsayan kitap “Yapıcılığın Gücüö ise 2006’da yayınlanmıştı.
Saylan, İtalya “Foyer des Artistes Kurumu Ödülü”, “Ülkemizde Yılın Kadını Ödülü” gibi onlarca ödüle de layık görülmüştü.
Ödülleri
1996’da İstanbul Üniversitesi kendisine “Atatürk İlke ve Devrimleri” ödülünü vermiştir.
İngiltere dermatologlarının derneği olan Dowling Kulübü (1978) ve “Kuzey Amerika Klinik Dermatoloji Derneği” (1996) tarafından onur üyesi seçilmiştir. Bugüne kadar çok sayıda ödüle layık görülmüştür.
“Atatürk İlke ve Devrimleri Ödülü” İstanbul Üniversitesi (1996),
“Ülkemizde Yılın Kadını Ödülü” (1990),
“Melvin Jones Ödülü” (1991),
“Atatürkçü Düşünceye Hizmet Ödülü” İncirli Lions (1996),
“Kuvayi Milliye Ödülü” Haliç Rotary (1997),
“Fahrettin Kerim Gökay Ödülü” Türk Lions Vakfı (1997),
“Türkiye Ziraatçiler Birliği Dayanışma Ödülü” (1998),
“75. Yıl Ödülü” Türk Kadınlar Birliği Şişli Şb. (1998),
“Uğur Mumcu – Muammer Aksoy Ödülü” ADD İstanbul Şubesi (1999),
“Rıfat Ilgaz Kültür Merkezi Onur” Ödülü” (2000),
İtalya “Foyer des Artistes Kurumu Ödülü” (2001),
Cüzzamlı Hastalara verdiği uzun süreli hizmet ve getirdiği bakış açısı nedeniyle “Hasta ve Hasta Yakını Hakları Derneği 2001 Yılı Ödülü”,
“Atatürk Ödülü” Amerika / Atatürk Topluluğu (2001),
“Sanat Kurumu Onur Ödülü” (2002),
“Atatürk / Çağdaşlık Ödülü” Dünya Atatürkçü Kuruluşları (10 Kasım 2003),
“Üstün Hizmet Ödülü” Yıldız Teknik Üniversitesi (2004),
Eğitime yaptığı katkılar nedeniyle “Eğitim Ödülü” TED Koleji,
“Kendinden once hizmet” ilkesine örnek davranışı nedeniyle “100. Yıl Mesleki Başarı Ödülü” Rotary Kulübü,
“İnsan Hakları Ödülü” İzmir Karşıyaka Belediyesi (2004),
“Türkiye’nin En İyi Eğitimcisi” Ödülü – Tempo Dergisi (2004),
Kültür Üniversitesi’nin İstanbul genelindeki üniversitelerin öğrenci ve öğretim üyeleri arasında yaptığı anket sonucunda “Yılın En Yürekli Kadını Ödülü” (2004) ,
“Puduhepa Ödülü” – Adana Kütür Sanat Derneği (2005),
“Meslek Hizmetleri Ödülü” Ankara Emek Rotary Kulübü (Ekim 2005),
“Toplumsal Barış Ödülü” Barış Radyo,
“İnsan Hakları, Demokrasi, Barış ve Dayanışma Ödülü” –
SODEV Sosyal Demokrasi Vakfı (2005),
“İyi Kalpli Ol Ödülü” Türk Kalp Vakfı (2006),
“Yılın Başarılı İş Kadınları Ödülü” Dünya Gazetesi (2006),
“ÇEK Eğitim Ödülü”, Çağdaş Eğitim Kooperatifi (2006).


Onu sevenlere saygım var. Ama kendisini uzun yıllardır takip etmiş biri olarak hiç sevmediğimi blogumda da belirtmiştim. (http://serguzest.wordpress.com/2009/04/18/hangi-cagdaslik/)
Kimsenin ölümü ardına “geberdi” kullanılmaz. Allah rahmet eylesin. Taksiratını affetsin denir. Yakınlarına ve sevenlerine sabır dilenir.
Ben onu sevmediğim için “öteki taraf”tan mı oluyorum bilmem ama yazın öteki dediğin insanlar hakkında önyargılı bi yazı olmuş. Onların takındığı önyargıdan bile fazla hemde.
By: Sergüzeşt on Mayıs 18, 2009
at 10:50 am
Sevmek ya da sevmemekle çok da ilintili değil benim anlatmak istedğim ( ya da açık açık anlatamadığım)
daha da uzaklara anlamı gönderiyorum.. Yoksa Türkan Saylan’la ne tanışmışlığım ne de kendilerinin aktivitelerine katılmışlığım, ya da burs almşlığım vardır.
Burada taraf olmaktan kasıtla biraz daha uç siyasi görüşlere atıfta bulnmk istedim.
Tabikide Ruhu Şad olsn demem ile her yaptıklarını tasvip ettiğim anlamına gelmyr..
( Yazdklarına cevap amaçlı değil, kendimi daha iyi anlatabilme adına yazdım)
By: tnrzclk on Mayıs 18, 2009
at 11:00 am
güzel ülkemin güzel duygusal insanlarına hastayım.. ölen kişi bi din düşmanı ve kütüğü belirsiz bi tip olsa da yine de merhamet ediyor ayy..
By: boşver on Mayıs 18, 2009
at 12:38 pm
geberdi gitti tabiki… türk düşmanının tekiydi. ”türklerden topladığımız paralarla kürt çocuklarını eğitmeliyiz, kürdistan cahil insanlarla kurulamaz” diyen, okullara hristiyan propagandası yapan kitaplar dağıtan, çocuklar namaz kılacagına bale yapsın diyen türkan saylan geberdi… bugünlerde en hararetli atatürkçüler azılı pkklı çıkıyor nedense.. yalçın küçük… türkan saylan.. doğu perinçek… apoyla çekilmiş boy boy fotoğraflar da cabası.
-nası bilirdiniz?
-din düşmanı bilirdik..
By: kpt on Mayıs 19, 2009
at 1:07 am
Turkey is beautiful…I like it…
By: Fm Radio Streaming on Mayıs 19, 2009
at 9:59 am
Allah Rahmet eylesin
By: Sibel Kekilli on Mayıs 19, 2009
at 4:02 pm
Bu başlığı atan dinsiz ve imansızın biri olmalı.Ölenin hakkıda böyle yazılır mı?Manyak serseri.Allahsız ibne.
By: Türker on Mayıs 19, 2009
at 4:37 pm
Son defa yanlış anlaşılmaların önüne geçmek adına açıklama yapıyorum.
1. Başlığı böyle attım çünkü parmak basmak adına, iyiki öldü anlamında değil!
2. Anlatmak istediğim, hepimiz insanız, ne olursak olalım, ama böyle düşünen insanlar da var demekti ki blog istatistiklerim de bunu doğruluyor. WordPressin saçma sapan istatistik tutmasına ( eksik tuttuğu için saçma sapan ) rağmen linkte son 2 günde google aramalarından hangi kelimelerle buranın ziyaret edildiğini rahatlıkla görebilirsiniz.
Lnik: http://img13.imageshack.us/my.php?image=istatistik.jpg
ALLAH RAHMET EYLESİN diyorum….
By: tnrzclk on Mayıs 19, 2009
at 4:46 pm
Arkadaşların saydıkları iddialara katılıyorum ve gerçekliğine inanıyorum. Yine de kötü konuşmaya “geberdi” demeye gerek yok. Saygı sevgiden üstün birşeydir herzaman.
Arama motoru istatistik sonuçlarına gelince, acı ve düşündürücü diyebilirim.
By: Sergüzeşt on Mayıs 19, 2009
at 9:41 pm
eğitimde “dinin gölsinden” kurtarıp gençler yetistirmekti,namaz kılan çoçukları bale öğrenmeye teşvik etmekti;bütün hayatı boyunca misyonu buydu.Ama islami kurallara göre cenazesi yıkandı,namazı kılındı ve defnedildi. Karşı olduğu değerlerle bir tezatlık yaşandı. VE TÜRKAN SAYLAN ÖLDÜ HER İNSAN GİBİ.
By: ahmet27 on Mayıs 19, 2009
at 10:01 pm
bende zaten “geberdi” denmesinin yanlış olduğunu, ama bunu diyen insanların da bulunduğunu anlatmaya çalışıyorum. biraz da olsa anlamaya çalışanlara teşekkür ederim.
Arkasından bizlere yaptıkları için Allah Rahmet Eylesin demek düşecektir..
By: tnrzclk on Mayıs 19, 2009
at 10:03 pm
ilk ønce sunu duzeltmek isterim, Ancak ve ancak bir muslumana rahmet okunur, Bu bayanin namaz kildigini gøren yok, Musluman oldugunu bilen yok ” Allah rahmet eylesin ” deniyor, Bu bayanin yaptiklarinin din ile islam ile yakindan ve uzaktan bir alakasi olmadigi gibi namazi bale ile kiyaslayacak kadar cahil ve bir o kadar da isyankardir, Ben sahsen ne oldugunu bilmedigim icin rahmet dilemiyorum, ” Hz. Allah bildigi gibi yapsin ” diyorum, Yukaridaki yazida aldigi ødullerden bahsediliyor øldukten sonra san søhret bes para etmiyor artik, Kabirde sorgu melekleri ile basbasa kaldi, nam søhret Prof, hepsi yalan dunyada kaldi, Gercek hayat ølumden sonra basliyor, ibret almak lazim.
By: Site - Yönetici on Mayıs 19, 2009
at 10:56 pm
o nasıl etiket öyle
By: Hami on Mayıs 20, 2009
at 9:36 am
Site – Yönetici rumuzlu şahsın enerjivodka.com ile ilgisi olmadığın belirtmek isterim…
By: tnrzclk on Mayıs 20, 2009
at 12:22 pm
10. Bilinmelidir ki inkâr edenlerin ne malları ne de evlâtları Allah huzurunda kendilerine bir fayda sağlayacaktır. İşte onlar cehennnemin yakıtıdır.
11. (Onların yolu) Firavun hanedanının ve onlardan öncekilerin tuttuğu yola benzer. Onlar bizim âyetlerimizi yalanladılar, Allah da kendilerini günahları yüzünden yakalayıverdi. Allah’ın cezası çok şiddetlidir.
12. (Resûlüm!) İnkâr edenlere de ki: Yakında mağlup olacaksınız ve cehenneme sürüleceksiniz. Orası kalınacak ne kötü bir yerdir!
Ali imran suresi 10 11 12,
By: Batil yok olacak on Mayıs 26, 2009
at 5:07 am
geberdi çok şükür
By: psikoder on Mayıs 27, 2009
at 12:41 pm
geberdi gitti…
By: ficm on Haziran 9, 2009
at 12:07 pm
din Düsmanlari Ebu Cehillere nasil geberdi deniyorsa bunada aynisini Diyorum Cünki Din Düsmani Hemde en azililarinda Ebu cehiller aciktan yapmis bu sessiz sedasiz Münafik Gebermedi de Ne oldu dogruuuuu ZIBARDIII…. Allah bunun gibilere hidayet versin
By: mete on Ağustos 13, 2009
at 11:56 am